![]()
![]()
Eskiþehirli iki sanatçý
Beytullah HEPER – Pertev ERTÜN
Karikatür sanatýnýn ülke çapýnda tanýnmýþ bir çok temsilcisi Ýstanbul’da basýnda çalýþmaktadýr. Doðaldýr ki bu sanatçýlar çalýþtýklarý gazete ve dergiler sayesinde tanýnýrlar. Çünkü onlarýn çalýþtýklarý gazete ve dergiler tüm yurt genelinde daðýtýlýr. Oysa ülkemizde karikatür çizen, bu sanatýn emekçiliðini yapan kiþiler sadece Ýstanbul’dakiler deðildir. Eskiþehir’in, bu baðlamda diðer Anadolu kentlerinden biraz daha farklýlýk gösterdiði söylenebilir… Bir kere Nasreddin Hoca’nýn doðum yeri Eskiþehir’dir. Nasreddin Hoca’nýn yakýn akrabalarýnýn mizah ve karikatür sanatýyla uðraþmamasý düþünülemez.
“1950 Kuþaðý” temsilcilerinin Ýstanbul’da yayýnlanan dergi ve gazetelerde görünmeye baþladýðý yýllarda Eskiþehir’de karikatür çizmeye baþlayan Pertev Ertün ve Beytullah Heper; zaman zaman bu kuþaðýn yayýnlarýnda (41Buçuk, Dolmuþ, Tef vb) görünmekle birlikte daha çok yerel basýnda karikatürler çizmiþ ve çizmeye devam etmektedir.
1950 Kuþaðý’nýn Anadolu temsilcileri 60 yýllýk karikatür yaþamýndan sonra belki de bir jübile yapýyorlar. Kendi þehirleri Eskiþehir’de Anadolu Üniversitesi Eðitim Karikatürleri Müzesi’nde karma bir sergi ile izleyenlerin karþýsýna çýkýyorlar.
Pertev Ertün, bir kýsmý çalýþtýðý Sakarya gazetesinde yayýnlanan, Beytullah Heper ise daha çok son dönemde çizdiði yayýnlanmamýþ (sýradan insanlarýn mizahýný yapan) toplam 60 karikatürle Eskiþehirli sanatseverleri selamlýyor.
5 Aralýk 2007 Saat:17.00de açýlacak olan sergi, Karikatür Sanatýný Araþtýrma ve Uygulama Merkezi tarafýndan düzenleniyor. Sergi; 31 Aralýk’a kadar açýk kalacak.
![]()
CEM KENAN ÖNGÜ’LÜ BÝR ANI..
METÝN PEKER, KAMÝL MASARACI, SÜLEYMAN DEMÝREL, CEM KENAN ÖNGÜ VE OÐUZ GÜREL..
(OÐUZ GÜREL ARÞÝVÝNDEN..)
![]()
Kýrmýzý Sargýlý, Kýrýk Sol Bacak Ve Teþekkürler
Bu yýl Fransa’nýn Limoges kentine baðlý Saint -Just – Le – Martel 27.Uluslararasý Mizah Ve Basýn Çizerleri Festivali’ne davetli olarak gittim.
Ülkemizde tüm yaz yaðmayan yaðmurlar meðer Fransa’ya kaçmýþ. Festivalin konusu “Ça Brule” dü, yani “YANIYOR”. Dördüncü gün fýrtýna çýktý ve devasa çadýrýn üzerine kara bulutlar çöktü.
Ve ben çadýrýn önündeki çimenlerden kayýp, sol bacaðýmý kýrdým. Köyden (Saint – Just) ambulansla Limoge þehrinin üniversite hastanesine götürüldüm. Köyde yaþayan iki haným bir süre yanýmda kaldýlar ve döndüler. Yabancý bir ülkede tek baþýma ameliyata girdim. Bir saat süren operasyon baþarý ile sonuçlandý. Sonuçta kýrmýzý bir botum, bir metalim ve dokuz çivim oldu sol bacaðýmda.
Beþ yýldýzlý oteli andýran hastanede beþ gün kaldým. Bir taraftan da “sigortam yok, bütün bu iþlemleri nasýl ödeyeceðim?” diye düþünüyordum. Sabahýn beþinde Limoges’dan Paris’e doðru yola koyulduk. Bizim Karadenizli delikanlýlara benzeyen ambulansçým, çok sevilen bir anneye gösterilen saygý ile, beni Paris Hava Limaný’na ulaþtýrdý. Uzaylýlar tarafýndan ýþýnlanan bir uzaylý þaþkýnlýðý ile kendimi metal bir otaya aktarýlmýþ buldum. Ve bu oda büyük bir kaldýraçla uçaða kadar yükseltildi. Ýçerde altý kiþilik koltuk iptal edilip, yatak haline getirilmiþti. Bu kez de yanýmda yeni bir refakatçi vardý. Ve o da diðer saðlýk görevlileri gibi son derece saygýlý, dikkatli ve güvenliydi. Yatak Japonlarýn uyuduklarý tüplere benziyordu. Tabut gibi. Tavan çok alçaktý ve önümüzde dört saat vardý. Sýkýldýðýmý anlayan refakatçim sadece bu yataða sekiz milyar ödediklerini söyledi. Atatürk Hava Limaný’nda Türk ambulansýna teslim edildim. Oðlum da geldi. Fransýz refakatçim beni eve kadar getirdi. Eve ulaþmamdan yirmi dakika sonra Fransa’dan eve ulaþýp ulaþmadýðýmý sordular. Ve tüm masraflarýmý Fransa üslendi.
Burada önce beni adeta melek kanatlarý üzerinde ülkeme ulaþtýran Saint Just Belediye Baþkaný Gerard Vandenbourg’a, doktorum Dmytrick Vitali’ye, tüm hemþirelere, ambulansçýlara, Murat’a, Saint Just halkýna tüm yüreðimle binlerce kez teþekkür ederim.
Ve Ülkemde beni arayan Ankara’dan Metin Peker, Sait Munzur, Ýstanbul’dan Raþit Yakalý, Akdað Saydut, Sami Caner, Mustafa Bilgin, Ýzel Rozental, Yurdagün Göker, Turgay Karadað’a, Norveçten Firuz Kutal, Almanya’dan Erdoðan Karayel, Ýzmir’den Lütfü Çakýn, Sevdakâr Çelik, Mustafa Yýldýz’a çok teþekkür ederim.
“ARAMAYANLARA SÝTEM ETMÝYORUM. ÇÜNKÜ SÝTEM AÞÝNADAN GELÝR”!
Sema Ündeðer, 23 Kasým 2007
![]()
TÜRK SÝNEMASININ EL ATMADIÐI KONU KALMAMIÞ GEÇMÝÞTE.. BAKSANIZA “DON KÝÞOT” FÝLMÝ BÝLE ÇEVRÝLMÝÞ. ÞÝMDÝLÝK SADECE AFÝÞÝNÝ BULABÝLDÝK. BELKÝ FÝLMÝNÝ DE BULABÝLÝRÝZ. ÝLGÝNÇ OLDUÐUNU TAHMÝN EDÝYORUM :)) E.K.