![]()
![]()
SEVGÝLÝ ABDÜLKADÝR DEMÝRHÝNDÝ, ÜÞENMEMÝÞ, KOMÝSYON ÜYELERÝNDEN ÜÇÜNÜN PORTRESÝNÝ ÇÝZMÝÞ. DON QUICHOTTE
ADINA TEÞEKKÜR EDÝYORUZ..

NEKRA-VALERI KURTU-CIVAL EINSTEIN PORTRAITS (ABDÜLKADÝR DEMÝRHÝNDÝ)
![]()
(YAHOOGROUPS UYESÝ ÇÝZER MUAMMER OLCAY’IN, YAHOOGROUPS’TA YAYINLANAN
“BENZER KARÝKATÜR VE KOMÝSYON” KONUSUNDAKÝ YAZISI…)

Merhaba,
Karikaturlerdeki benzerlik uzerine dusuncelerimi paylasmak istedim.
Sevgilli ustadlar, karikaturcu dostlar. Her ne kadar farkli tarzda cizersek cizelim, teknik anlamda birbirimizden ayrýlan ozelliklerimiz vardýr. Fakat temelde hepimizin karikaturcu kisiligi ve duygu, dusunce bakimindan ortak yanlarimiz ortak duruslarimiz var. Bunu inkar edemeyiz. Bu nedenledirki bir olaya bir olusuma ayni tepkileri vermemiz gayet dogaldir.
Buna iki farkli karikatür sanatcisinin ayni espriyi cizmesi de dahildir. Yarismalarin amaci farkli olani on plana cikarmak ve ozgun icerigi olan yapitlari odullendirmek olmalidir. Bu durumda sayin juri uyelerine ciddi yukumluluk binmektedir.
Sevgili Erdogan Karayel in www.donquichotte.org adresli sitesinde olusturdugu komisyon buna cok guzel bir ornektir.
Bu olusum juri faktorunun ciddiyetine dikkat cekmeyi amaclamistir. Bazi karikaturcu dostlar, bunu yanlis anlamaktadir.
Bu arkadaslar asil amacimizin karikatur sanatimizin Dunya Karikatur Sanati icinde gelisip daha orjinal islere
imza atmasinin olmasi yonunde bir turlu goruslerimize katilmamaktadir. Bu gelisim sureci, yeni ve eski cizerlerin gorus alisverisi icinde oldugu bir ortamla olur. Yine bu gelisim surecinin olusumu, sanatcilarin birbirlerini gerek elestirel gerek destekleyici ve gerekse ozelestirel yaklasimlariyla mumkundur. Gerektiginde yarismadan cekilmek erdemliktir.
Karikatur cizerken duydugunuz coskuyu bu erdemligi yaparkende duymalisiniz.
Ustad Sevket Yalaz in son Mordogan Karikatur Yarismasi nda aldigi karari ile bu gelisim surecine buyuk bir etken
oldugunu dusunuyorum. Sevgili Kursat Coskun cok guzel bir sekilde anlatmis karikaturlerin benzerligi ile ilgili yazisinda. ‘Karikaturlerdeki benzerlik’ Dunya cizerlenin ortak paylastigi guzel bir duygu olarak kalsin.
Bu duyguyu lutfen cirkin sozler asagilamalar ve suclamalar ile kirletmeyelim. Tum sanatci arkadaslarima
iyi calismalar diliyor, sevgilerimi sunuyorum.
Muammer Olcay
![]()
(YAHOOGROUPS UYESÝ BÝR BAÞKA ÇÝZER KÜRÞAT COÞGUN’UN, YÝNE YAHOOGROUPS’TA YAYINLANAN
“BENZER KARÝKATÜR VE KOMÝSYON” ÜZERÝNE YAZDIÐI YAZISI…)
sevgili karikatürcü dostlar,
su karikaturde benzerlik konusu ilk kez bu denli ciddi bir tartisma konusu oldugundan, ben de iki cift laf etmeden duramadim. saniyorum her cizerin zulasinda baska bir cizerin ondan önce davrandigi icin kullanamadigi espri ya da karikaturleri vardir. acik söyleyeyim, ben bu konuda belki de rekor sahibiyim. bircok esprimin es zamanli olarak bir yerlerde yayinlandigini ya da benim gorme sansim olmayan yayinlarda bulundugunu biraz huzunle, biraz da gururla karsilamisimdir.
bir ornek vereyim. yil: 1980. o donemler lisede okuyorum. okullarda yariyil tatili kis kosullari nedeniyle biraz uzatilinca ben de oturdum bir karikatur cizdim. lise duzeyinde bir okulda ogretmen ogrencilere alfabe ogretiyor ve gerekcesi de tatilin uzamasi nedeniyle cocuklarin bildigi herseyi unutmasiydi. ben bu karikaturu cizeyim ve o zamanlar yasadigim bafra’dan girgir’a gondereyim, oguz aral binlercesi arasindan o karikaturu bulsun, cizgisini, esprisini begensin ve dergide yayinlasin diyene kadar, bir de baktim ki o hafta firt’ta bir arka kapak karikaturunde, benim tasarladigim karikaturun aynisi hasan kacan’in esprisi olarak altan erbulak’in o essiz cizgileriyle yayinlanmis. kiskanclik ve gurur karisimi duygularla karikaturumu ve firt’in kapagini cevremdeki insanlara gosterdim. neylersin ki, karikatur yasaminin henüz ilk basamaklarindaki kursat’la, artik ustalik gunlerinin keyfini suren altan’in karikaturleri ayni hizda basinda yer almiyordu.
bu duyguyu igor smirnov’un “ellerin ne kadar sicak dostum” adli albumunu incelerken en az 4-5 kez yasadim. elbette ne smirnov’un ne de benim birbirimizin yapitlarini daha once gorme sansimiz vardi. ama ayni espri, aralarindaki binlerce kilometre mesafeye karsin iki ayri cizer tarafindan bulunabiliyordu.
son bir ornek simavi yarismasinin 1985 yili albumunden. intihar etmek icin boynundaki ipi asmaya agac arayan, ama ormandaki tum agaclarin kesilmesi nedeniyle bu sanstan (!) yoksun kalan adamin dramini birbirinden habersiz 4 karikaturcu birden cizmis ve bunlarin tumu da ayni albumde yer almisti. bu cok mumkun olan bir durum ve kimsenin kimseyi intihal, calinti, asirma gibi kavramlarla suclamasi dogru degil. tabii, peter kaste gibi bu sanatin yuz karalari haric. yillar once zonguldakli bir cizer dostumun yayimlanmasi icin penguen dergisine goturdugu karikaturler “siz birakin, biz inceleyelim, daha sonra haberlesiriz” diye elinden alinmis, uzun sure karikaturlerin akibetinden haber alinmayinca da “maalesef karikaturler kayboldu” denilmistir. birkac ay sonra ise o karikaturlerden biri derginin esas oglanlarindan biri tarafindan kapaga tipatip cizilmistir. bu belki uc bir ornektir, ama ne yazik ki karikatur dunyamizda sikca yasanmaktadir.
gelelim nasreddin hoca’nin birincisine. herseye karsin ben igor nikitin’e inaniyorum. sozlerini icten buldum. her karikaturcu dunyanin dort bir tarafinda yapilan yarismalarda odul kazanan karikaturleri bilmek, gormek zorunda degil. bu konuda asil sorumluluk jurilere dusuyor. belki de tam burda erdogan karayel’in onerdigi ve yasama gecirmeye calistigi komisyon ya da benzeri olusumlara gereksinim duyulabilir. ve eger yarisma organizasyonu gonderilen tum karikaturleri internet sitesinde yayimlayarak herkesin gozleri onune sererse, olusacak saydam ortam daha saglikli ve olabildigince nesnel bir degerlendirmenin de ilk adimini olusturacaktir. ben, komisyon fikrine ya da bu fikrin sahibine kizmadan, kusmeden hatta saldirmadan once eldeki tum verileri ortaya serip serinkanli bir sekilde tartismayi ve degerlendirmelerimizi bu tartismalar isiginda yapmayi oneriyorum. gittikce daha da giriftlesen yasam, bizi olabildigince boyutlu dusunmeye zorluyor. 2007 yilinda hazirlanan bir yarisma sartnamesinin 80’li, 90’li yillarin sartnamelerinden farkli ve gunun kosullarini tasimas¹ zorunlulugu ortadadir. dunyayi degistirme iddiasindaki karikaturculer ise kendilerinden baslamalidir. aksi takdirde zamanin ruhu (zeitgeist) dedigimiz olgu bize yukardan bir yerlerden nanik yaparak bakar.
son birsey daha: ilisikte gonderdigim karikatur 2002 yilinda zonguldak, kdz.eregli ve karabuk kentlerinde actigim “golgelikler serin olur, golgeler sessiz” adli sergimde yer almistir. savas ucaklari arasinda, herseyden habersiz kendi gundelik yasamini surdurmeye devam eden bir balikci. bunca patirti cikmasaydi, ben marco de angelis ve igor nikitin’le ayni seyi dusunmus olabilecegimi bilemeyecektim, iyi oldu. eminim, daha gormedigimiz, bilmedigimiz nice cizerin benzer espriyi isleyen karikaturleri bir yerlerde sergilenmis, yayimlanmis ya da odul kazanmistir.
derdi karikatur olan herkese selam ve sevgilerimle…
kürsat cosgun
zonguldak
![]()
Steve Amsel, peace warrior for palestine in the desert…
![]()
DÜNYANIN EN ÝYÝ ÇÝZGÝ USTALARINDAN OLUÞAN KARÝKATÜR KOMÝSYONU’MUZA ALMANYA’DA YAÞAYAN MOLDOVALI ÇÝZER VALERÝ KURTU VE BREZÝLYALI ÇÝZER CIVAL EINSTEIN DA KATILDI… HER ÝKÝ ÇÝZERE DE “DON QUICHOTTE AÝLESÝ”NE “HOÞGELDÝNÝZ” DÝYORUZ..
![]()
HER BÝRÝ BÝRBÝRÝNDEN DEÐERLÝ DEÐÝÞÝK ÜLKELERDE YAÞAYAN ÇÝZERLERDEN OLUÞTURDUÐUMUZ KOMÝSYON’A “ENGÝZÝSYON” YAKIÞTIRMASI YAPANLARA EN GÜZEL YANITI, BU USTALARIN “SIMILARCARTOON” (BENZER KARÝKATÜRLER) VEYA GELECEKTE TARTIÞILACAK KARÝKATÜRLE ÝLGÝLÝ HER KONUDA BÝRBÝRLERÝYLE YAPTIKLARI DÜZEYLÝ GÖRÜÞ ALIÞVERÝSÝNÝ BU SÜTUNLARDA YANSITARAK VERMEYE CALIÞACAÐIZ.. HALEN KOMÝSYON ÜYELERÝ ARASINDA GERÇEKLEÞEN MAÝL TRAFÝÐÝNDEN BU BÖLÜM ÝÇÝN YARARLI OLAN YAZIÞMALARI DA ZAMAN ZAMAN BU BÖLÜME TAÞIYACAÐIZ.
TARTIÞMALI ÝKÝ KARÝKATÜRDEN 1995 TAHRAN BÝENALÝ’NDE ÜÇÜNCÜLÜK ALAN KARÝKATÜRÜN SAHÝBÝ MARCO DE ANGELÝS, SÝTEMÝZDE YAYINLANAN KONUYLA ÝLGÝLÝ DEGERLENDÝRMELERÝ OKUMUÞ VE BÝZLERE AÞAÐIDAKÝ SATIRLARI YAZMIÞ.. YAZININ HEM ÝNGÝLÝZCE VE HEM TÜRKÇESÝNÝ YAYINLIYORUZ.. (YAZININ ÇEVÝRÝSÝ ÝÇÝN SEVGÝLÝ DOSTUMUZ FÝRUZ KUTAL’A TEÞEKKÜR EDÝYORUZ.) DQ

Dear Erdogan Karayel,
I looked at your website. It’s very interesting for news and for the forum about some themes. In this case the object of the discussion is plagiarism, imitation or coincidence. Unfortunately I don’t know turkish language, but I would write some thinks about the comments in english (although I haven’t many time because my work)only because I like to debate and talk about humor and his several aspects.
I’ve appreciate the comments, but I would like to explain to David Baldinger(USA) that if a cartoon is inspired to another one, the original cartoon isn’t disqualified. The original idea is the first one, it has its own unicity. This is also if after many years a cartoonist of another country has a similar idea… How many ideas are similar all around the world, because they have same elements (guns, rockets, trees, etc.), as also Nizar Outhman wrote in his letter?
Why does David ask if both the ideas are getting from Durer or someone? Nitikin’s cartoon is clearly inspired to the style of an old print or woodcut ( but it’s is a good solution…). My cartoon is shown with my exclusive style known from over thirty years. I’ve studied history, I like it and I know the battles and tactics. I’ve drawn the cartoon like a “divertissement” with the caratheristic scene of the crossed spears and pikes and the coloured uniforms and armours in an ancient fighting. The peasant in the middle is continuing his poor life. For exemple: if I drawn an indian of West or an hussar on horse am I inspired from Frederick Remington or Jacques Louis David?
Ana von Rebeur (Argentine) says “Imitation!”, but she doesn’t like both the cartoons. Well, everybody like a style or an idea, or not ( but both the cartoons, the original and the imitation, were awarded by two different juries…). But Ane why are you asking about the use of medieval soldiers? You call it “historical humor”. Why not for other themes doing “fantasy humor”, “scientific humor”, etc.? We have no limits.I used an historical image to represent a situation, a general message with a “metaphor”, to let people think about war and the poverty. The originality is in this idea and the graphic scene of the weapons and the warriors. If I used kalashnikov instead of spears the effect probably wouldn’t be as good. In fact it wasn’t a common idea, as you said.
The best regards.
Marco De Angelis
***
Sevgili Erdogan Karayel.
Internetteki sayfanizi inceledim. hem haber acisindan hem de bazi konularda bir forum olusturma acisindan ilginc geldi bana. Calma, taklit etme ya da tesaduf tartismasida hos. Maalesef Turkce
bilmiyoruz, ama (her ne kadar isimin yogunlugu nedeniyle cok da zaman ayirmam mumkun degilse de) ingilizce bazi noktalarda yorum yaparim. Cunku tartismayi ve mizah ve mizhanin cesitli acilari hakkinda sohbet etmeyi seviyorum.
Su ana kadar yapilan yorumlari ilgiyle izledim, ama USA’dan David Baldinger’e bir aciklama yapmak isterim. Eger bir karikatur bir baska karikature esin kaynagi oluyorsa, bu o orjinal urunun diskalifiye
edilmesi anlamina gelmemeli. Orjinal fikir ilk olan fikirdir ve bu yuzden esi bulunmaz. Bu ayrica cok yillar sonra baska bir ulkenin karikaturcusunin urununde de ayni fikir gorulse bile boyledir. Ayni
malzemeyi (silahlari, fuzeleri, agaclari, vb.) kullanarak dunyanin neresine giderseniz gidin kac tane fikir buirbirine benzer, tipki Nizar Outhman/in mektubunda sordugu gibi?
Peki neden David her iki fikrin de aslinda Durer ya da baska birinden alindigini belirtiyor? Nikitin’in karikaturu esli baski ya da tahta baski yontemlerinden esinlenmistir (ve iyi bir sekilde uretilmistir…) Benim cizgim ise otuz yildir cizgilerimde gozlenebilen kendime has bir stili gosterir. Ben tarih okudum ve tarihi severim. Ayrica hem savaslari hem de savas taktiklerini bilirim. Cizdigim karikatur antik savas meydanlarindaki renkli savunma silah ve kiyafetleri ile atilan kargi ve mizraklarin oldugu tipik bir sahneyi canlandiran ”divertissement’tir (opera, piyes gibi oyunlar arasinda sahneye konan eglenceli oyun. (cn.)).’ Ortadaki koylu zavalli hayatini surduruyor. Mesela eger bir Batili Kizilderili cizseydim ya da ati uzerinde bir suvari o zaman bu ya Frederick Remington ya da Jacques Louis David’den esinlendim mi anlamina gelecekti?
Arjantin’den Ana von Rebeur ”taklit” oldugunu belirtiyor, ama iki karikaturu de sevmediginin altini ciziyor. Elbette her fikrin ya da stilin sevilmesi ya da sevilmemesi mumkun degil, (unutmamak gerekir
ki, her iki karikatur de, hem orjinali hem de takliti iki ayri juri tarafindan odullendirildi…) ama beni sasirtan neden Ana’nin orta cag askerleri kullandigima dair sorusu oldu. Ana buna ”tarihsel mizah” olmus diyor. Peki neden baskalari ”fantazi mizah”, ”bilimsel mizah” vb. yapiyorlar ki? Hicbir sinirimiz yok. Bir durumu anlatmak, sunmak icin tarihsel bir goruntuyu kullandim, bunu yaparken genel bir mesaji bir ”metafor”la vermeye calistim. Boylece bakan insanlarin savas ve yoksulluk uzerine dusunmelerini amacladim. Bu isimdeki orjinallik iste tam da bu fikirde ve savasan askerlerle silahlarin gosterildigi grafik sahnededir. Eger bir kargi yerine kalasnikov silahi kullansaydim muhtemelen iyi olmayacakti. Gercekte Ana, senin dedigin kadar, cok da yaygin bir fikir degil bu fikir.
Saygilarimla
Marco De Angelis